Şebokolik Dergi 4.sayısındaki "Keşfedilmeye hazır albüm" bölümüne konuk olduk ve Faili Meçhul 'ü kendi cümlelerimizle anlattık.
Orjinal metni okumak için dergi adresi
http://dergi.sebokolik.com/sayi-4/kesfedilmeye-hazir-album-faili-mechul/
Faili Meçhul
Albüme adını veren Faili Meçhul kavramını bugünlerde sıkça karşımıza
çıkan anlamıyla kullanmadık. Albümdeki Faili Meçhul adlı parçanın
sözlerinden anlaşılabileceği üzere fail kelimesi ilişkide yaralayan
tarafı temsil ediyor. Bir bütün olarak Faili Meçhul kavramı ise hikayeyi
anlatan yani yaralanan taraf olarak kullanılıyor. Albümün geneline
baktığımızda ise Faili Meçhul şarkısında anlatılan hikayenin parçalarını
bulmak mümkün. Albüm bir bütünü anlatsa da parçaların kayıt tarihleri
birbirlerinden çok farklı. Bu albüm stüdyoya girilip arka arkaya yapılan
kayıtlardan oluşmuyor. Parçaları yaptıkça ve yeterli boş vaktimiz
bulunduğu dönemlerde kayda girdik ve sonunda 11 parçalık bu albüm ortaya
çıktı. Albümdeki bass gitar hariç tüm enstrümanları kendimiz çaldık,
albüm kayıt ve miks işlemlerini de kendimiz gerçekleştirdik. Elimizin
değmediği tek enstrüman, bas gitar kayıtları için ise Alp Çoksoyluer ’e
teşekkür etmemiz gerek. Parçaları kaydederken ana düşüncemiz
olabildiğince sade ve dinlenebilir bir albüm oluşturmaktı. Bu nedenle
müzikal altyapıda çeşitlilikten olabildiğince uzak durmaya çalıştık.
Faili Meçhul içinizde geçmişe dair kalan birçok hissi ortaya
çıkarabilecek ve dinlerken yorulmayacağınız bir albüm oldu.
Şarkıları sırasıyla tanıtmak gerekirse;
*Mucize
*Faili Meçhul
*Düş
*Yok
*Karanlık Sular
*Gidemem ki
*Kapılar ve Duvarlar
*Sade
*Oyun
*Renksiz
*Mutsuz Son
Mucize:
Mucize’nin konusunu kısaca “ayrılık” diye özetleyebiliriz. Ağzından
sözleri dinlediğimiz adam üzgün olduğu kadar yorgun da. Tartışmaktan,
aramaktan hatta yanılmaktan yorulmuş belki… Böyle duygusal bir temaya
sahip olmasına rağmen ironik şekilde albümün en dinamik şarkılarından
biri.
Faili Meçhul:Albümün
en karanlık ve mutsuz şarkılarından biri. Faili meçhul kavramı haklı
olarak çok farklı çağrışımlar yapabilir. Ama biz bu şarkıda kavramı bir
aşk hikayesi için kullandık. Burda fail tabi ki sevgiliyi simgeliyor.
Fiilin ne olduğuna ise tamamen dinleyicinin karar vermesini bekliyoruz.
Terketmek olabilir, aldatmak olabilir ve daha bir sürü şey… Kısacası her
dinleyicide yeni bir anlama kavuşabilecek bir şarkı. Parçanın kayıt
sürecinden biraz bahsedecek olursak; albümün en yumuşak şarkısı
diyebiliriz. Bu yumuşak hava şarkının sevecen ve masum yönünü ortaya
çıkarıyor sanırım. Kısa bir piyano melodisi ve basit gitar vuruşlarıyla
oldukça minimalist bir yapısı var.
Düş:“Faili
meçhul” ne kadar sevecense “düş” bir o kadar isyankar bir şarkı. Hatta
bu özelliğiyle albümün içindeki diğer şarkılarda rastlanması zor bir
duygusu var. Albümün genelindeki temalar yalnızlık, pişmalık,aşk gibi
kavramlar üzerine kurulu. Düş’e baktığımızda biraz bıkkınlık, hatta
biraz da nefret görüyoruz. Ama bu asla dozu kaçmış bir nefret değil.
Öyle ki modern hayatın ritmi ve eziciliğiyle boğulmuş adamımız savaşmayı
değil, kaçmayı seçiyor. Belki bir şeyleri değiştirebilmek için biraz
daha fazla nefrete ihtiyacı vardır.
Yok:Tamamen
serbest çağrışımlar üzerine kurulu bir şarkı. Mutluluk, huzur gibi
kavramların tam tanımlarını yapmak zor. Bu yüzden şarkıda iki türlü
okuma yapmak mümkün. Dinleyicinin kişisel düşünce ve deneyimleriyle
farklı anlamlar kurabileceği bir şarkı.
Karanlık Sular:Bu
şarkıyı iki bölüm olarak değerlendirmek mümkün: Övgü ve özür. Nakarata
kadar olan bölümde aşk duyulan kişiye yağdırılan iltifatlar hakim.
Onunla ilgili her şeyin ne kadar harika olduğu… Nakarat ise (karşı
tarafın gayretlerine rağmen) böyle harika bir durumu, güzelliği yok
etmiş olmanın ardından duyulan pişmanlık ve özür. Yanıt verilememiş bir
yardım çağrısı gibi…
Gidemem ki:Saklanma,
yalnız kalma, kendini unutturma isteği… Birçoğumuz hayatımızın belli
dönemlerinde benzer duygulara kapılmışızdır. Bu hisleri şarkının müzikal
yapısıyla da hissettirmeye çalıştık. Gerek enstrüman seçimleri gerekse
melodik yapısı ve geri vokalleriyle gergin ve umutsuz bir şarkı oldu.
Kapılar ve Duvarlar:Tek
kelimeyle bir “itiraf” şarkısı. Zaten bu şarkı için ilk düşünülen isim
de buydu.
Sade:Açıkçası
bu şarkı sayıklar gibi yazıldı. Çok yorgun ve yoğun olduğumuz bir
dönemdeydik. “Mutsuz Son”un kayıtlarıyla uğraştığımız bir gecede,
verdiğimiz 10 dakikalık arada ortaya çıktı. Akor kalıbıyla sözler birden
dökülüverdi. İlk etapta sadece iki gitarla ve abartısız bir vokalle
kaydetmeye karar verdik. Şarkının adının “sade” olmasındaki etkenlerden
biri de bu fikirdi. Hatta o versiyonuyla ilk demomuzda yer aldı. Daha
sonra albüm için yeni bir kayıt yapmaya karar verdik ve şarkı son halini
aldı. Sözlere gelecek olursak o zaman içinde bulunduğumuz dönemi
yansıttığını söyleyebiliriz. Sözler her ne kadar bilgece görünse de
aslında hayata karşı duyulan panikten ibaretti. Yine de Sade için
albümdeki en şiirsel şarkı demek yanlış olmaz.
Oyun:Albümdeki
en hareketli parçalardan biri olarak göze çarpsa da altında yatan derin
bir üzüntü var. Bu üzünütüyü geçmiş özlemi olarak özetlemek yerinde
olur. Çoktan kaybettiğimiz ve bir daha asla elde edemeyeceğimiz her
şeye…
Renksiz:Renksiz,
aşkı saf haliyle anlatmaya çalıştığımız bir şarkı. Belki de albümdeki en
net sözlere sahip. Girişi naif, nakaratı heyecanlı. Aynı zamanda
kaydıyla en çok uğraştığımız şarkılardan biri. Nasıl kaydetmemiz
gerektiği konusunda onlarca fikir vardı kafamızda. Bir çoğunu da
denedik. Sonuç olarak birinde karar kıldık ve albüme koyduk. Her
konserde de farklı çalmamız olası…
Mutsuz Son:Albümün
kapanış şarkısı. Adıyla paralel olarak mutsuz bir kapanış tabi.
Gördükleriyle, yaşadıklarıyla, ilişkileriyle hayal kırıklığına uğramış
bir adamın şarkısı. Sırası gelmişken; bu şarkının videosunu çeken M.Ali
Öztürk’e teşekkürü borç biliriz.