MySpace
myspace music


bandista



Last Updated: 11/18/2009

Send Message
Instant Message
Email to a Friend
Subscribe

Status: Single
Country: TR
Signup Date: 2/14/2008

Blog Archive
[Older      Newer]
 /  / 
Saturday, October 31, 2009 

Bandista Popüler Propaganda Komiserliğinden Bildirilmektedir

İlk hamlesini 2008 Haziran ayında Rock-A(lternatif) festivalinde yaptığımız Bandista’yla geçen süre içinde haylisi grev, direniş, eylem dayanışması olmak üzere 100′ün üzerinde performans gerçekleştirmenin yanı sıra 1 Mayıs 2009′da “De Te Fabula Narratur” ve 12 Eylül 2009′da “Paşanın Başucu Şarkıları” kayıtlarını yayınlayarak oldukça yoğun bir dönem geçirdik.

Bir yandan eylemin gücüne ve öğreticiliğine olan inancımız bir yandan da muhalefetin farklı biçimler ve seslerle onlarca farklı alanda sürdürülebileceğine olan itikatımızla yürüyüşümüzü sürdürüyoruz.  Bu, menziline her hamlemizde tekrar tekrar ulaştığımız, bazen kendi etrafımızda daireler çizdiğimiz, bazen barikatları aşıp geçtiğimiz, bazen de yürüdüğümüzün bile farkına varmadığımız, ama topyekûn, ama dünyayı ekseninden oynatan, ama ritmi tutulması gereken, ama evvelde başlayıp ahire dek sürecek bir yürüyüş. Yüzlerce patika muhalefet-mukavemet âleminin dağları, ovaları, şehirleri ve mağlubiyet ve galibiyetleri ve tarihi ve belleği içinden arşınlanmış, arşınlanmakta ve arşınlanmayı bekliyor… Yürüyoruz!

Yürüyoruz, bazen biraz soluklanıp, önümüzdeki yolu düşünüp; yürüyoruz yanımızdan kardeşlerimiz gelip geçiyor, başka başka patikalar, söylenecek onlarca söz, yapılacak onlarca eylem… De Te Fabula Narratur albümümüzün altıncı ayında örgütlediğimiz “Ya Basta’09 ya da mücadeleye devam” turnesinin ardından 1 Kasım 2009′da bir süreliğine mola veriyoruz – kardeşlerimizin affına sığınarak, mücadeleye değil elbette performanslara.

Gerek bu süreçte yaşadığımız kitle eylemlerinden gerekse de görsel, işitsel ve metin zeminlerindeki direnişimizden öğrendiğimiz, parçası olduğumuz muhalefet-mukavemet âleminin, fısıltıdan bile korkanlara karşı, herhangi zeminde kendi hikâyelerini anlatmasının ne çok şeyi değiştirebileceğine olan inancımızın artması, şarkılarımızı söylemekte ve avamda ısrardır.

Bandista’dan çıkan ses ne bizden menkul ne de bizimle mevcuttur.. Sözün, gırtlağın, müziğin, bazen bizzat bedenlerimizin olduğu her direniş anı, mekânı, alanı bu sesin yeniden yeniden çıkmasına imkân verir. Hep savunageldiğimiz gibi bu, isimlerin ve kişilerin çok ötesinde, müşterek bir tarih, bugün ve geleceğin çizgisel olmayan bir biçimde iç içe geçtiği, neye özlem duyup neyi yaratmaya çalışıyorsak bizzat onu yaşamamız ya da istememiz gereken bir vahdettir. Devrimciliğimiz, devrim yapmak arzusundan değil bizzat devrim olma pratiğinden müteşekkildir.

Daima gözettiğimiz gibi hakikate hakikat muamelesi yaparak söylememiz gerekirse Bandista’nın muhalefet-mukavemet âleminde gördüğü talepkâr karşılık, tam da âlemimizin kendi hikâyesini dinlemeye değil anlatmaya ne kadar ihtiyacı olduğunu bizce somutça ortaya koymuştur. Tüm eylemlerimizi oluşması olasılığı her zaman mevcut bir tüketim, yıldızlaştırma, mübalağa ve metalaştırma temayülü tehdidini akılda tutarak gerçekleştirdik. Bunun yanında yaşadığımız muhtelif ve münferit tecrübeler özellikle emeğe hakkını vermeye dair, temel olması elzem, ilkemizin bazen âlemimiz içinde bile ne kadar görmezden gelindiğini ve yine âlem olarak araç ve amacı nasıl da birbirinden tamamen bağımsız ve bir tür hiyerarşi içinde ele almaktan mustarip olduğumuzu gösterdi. Ek olarak samimiyetimiz ya da niyetimizden bağımsız olarak kimi eylemlerimizde kitle kalabalığı, önem ya da bağlam hiyerarşisinin asıl söz ve tekabüliyetin önüne geçtiği ya da gerisinde kaldığını gördük. Bu noktada altını çizmek istediğimiz, gerçekleştirdiğimiz herhangi hamlenin asıl iddialarımızın tecessümü olduğu kabulüyle, bu hamlelere dair özen, ayrıntılara dikkat ve eleştiriye açıklığın başlangıç noktamız olmasıdır. Suret değil asıl, temsil değil hakikat..

Ve yine tüm bu süreç içinde bizim ellerimizden oluşan hatalar da olmuştur. Hiçbirini bir tür liberalizm ya da yaptık olduculuk içinden savunmayacağız. Her türlü eleştiriye ve katkıya açık olduğumuzu her fırsatta belirttik. Ancak bizi, bizim asla kendimizi

konumlandırmadığımız bir yeni olma iddiası ya da redd-i miras içinden tarif ve tenkit etmeye de geçit vermeyeceğiz. Tarihe borçlu olduğumuz ve tarihi borçlandırmak istediğimizi mütamadiyen dile ve eyleme getirdik. Ve yine bununla beraber özgürlükçü, anti-kapitalist, feminist, anti-militarist, ekolojist, enternasyonalist, anti-hiyerarşik ve emek eksenli bir mücadele hattı içinden konuşmak ve üretmekten de beis duymuyoruz.

Anamızın amele sınıfı olduğunu unutmadan, özgürlüğün elimizde olduğumuzu bilerek, katillerden hesap sormak için, geleceğimizin kapitalizmde olmadığı inancıyla, biz bu koca bandoda sadece bir ses, hep birlikte haykırıyoruz  “Kazanacağız! DAİMA, DAİMA, DAİMA”

Sokaktaydık ve sokaktayız. ‘Onlar’ın yazdığı tarihi ta kökünden silerek bir başka âlemi kurmaya dair mücadelemiz, eylemlerimiz başka sesler, bedenler, biçimler içinde sürecektir.

Her yerdeyiz!
Her yeriz!

Tayfa Bandista
1 Kasım 2009, İstanbul

Monday, September 14, 2009 

Category: Music
............

Darbeler, müdaheleler, politik ve kültürel işgaller ‘sorgulanamaz’ iktidarlarlarını ezicilikleri, şiddetleri ve yarattıkları acılar ve galibiyetleri ne düzeyde olursa olsun, tam da toplum ve mağluplar nezdinde meşru, haklı, kaçınılmaz ve yahut hegomonik kabul edildikleri anda tesis ederler. Erkin sahipleri mevcut durumlarını sürdürmenin yolunun onu elde ettikleri hâl ve yöntemde ısrar ve bu 'olağanüstü' hâli sürdürmekten geçtiğini bildiklerinden bu, ‘farklı’ bağlam ve tecessümlerle durmaksızın devam eden bir saldırı sürecidir.....

Bu saldırıya karşı verilecek yanıtların içinde dilimizde, sesimizde, müziğimizde direnmek bir kültürün, içinden başka başka muhalif kültürleri doğurarak yaşaması anlamında elzemdir. Unutmayıp inanmak ve bulanmayıp bilenmek düsturuyla Bandista evi var olduğunu bizzat kendi mevcudiyetinin mümkünlüğüyle bildiği muhalefet mukavemet âlemini paşaların başucunda De Te Fabula Narratur’un kaldığı yerden bizim hikâyelerimizi anlatmaya davet ediyor. Zira bir fısıltıdan bile korkuyorlar... gürültü ne çok şeyi değiştirir... kafaya kafaya zound zystem!....

 ....

Coup d’états, interventions, and political and cultural occupations, regardless of the level of their victory, their oppressiveness, violence, and the pain that they induced, establish their ‘unquestionable’ power at that moment when they are considered legitimate, just, inevitable or hegemonic in the eyes of the defeated and the society.  This is a incessant process of  attack that works through different contexts and reflections, since the possessors of power know that the way of stabilizing their existing condition is to insist on the state and methods by which they have acquired that power and to maintain this ‘exceptional’ state.....

It is crucial to resist this attack with our answers, through our language, voice, and music for a culture to sustain itself and give birth to various dissident cultures from within itself. By the motto of not forgetting but believing and not watering down but sharpening, Bandista keeps telling our stories, on the bedside of the pashas, from the world of dissent and resistance that Bandista knows exists through the manifest possibility of its own existence, from where De Te Fabula Narratur left off. For they are afraid of even a whisper… noise makes such a difference… zound zystem to the head!....

.. ..

kayıt/recording: Bandista, Stüdyo Kadıköy/İSTANBUL editing: Bandista....

miksaj/mixing: Stüdyo Red/İSTANBUL mastering: Stüdyo Kadıköy/İSTANBUL kapak/cover: Bandista ağustos-eylül/august-september 2009....

.. ..

.. ..

.. ..

"Ezilenlerin geleneği gösteriyor ki, içinde yaşadığımız 'olağanüstü hâl' istisna değil kuraldır. Buna denk düşen bir tarih anlayışına ulaşmak zorundayız. O zaman açıkça göreceğiz ki, gerçek olağanüstü hâli yaratmak bize düşen bir görevdir. Böylece, faşizme karşı mücadelede daha iyi bir konuma ulaşacağız. Faşizm, talihini biraz da, hasımlarının ilerleme adına onu tarihsel bir norm gibi görmelerine borçludur. ....

.. ..

Die Tradition der Unterdrückten belehrt uns darüber, daß der 'Ausnahmezustand', in dem wir leben, die Regel ist. Wir müssen zu einem Begriff der Geschichte kommen, der dem entspricht. Dann wird uns als unsere Aufgabe die Herbeiführung des wirklichen Ausnahmezustands vor Augen stehen; und dadurch wird unsere Position im Kampf gegen den Faschismus sich verbessern. Dessen Chance besteht nicht zuletzt darin, daß die Gegner ihm im Namen des Fortschritts als einer historischen Norm begegnen."....

.. ..

Walter Benjamin, Tarih Kavramı Üzerine/Über den Begriff der Geschichte, 1940....

Thursday, September 10, 2009 
english follows turkish

**************
OpzZz! adıyla maruf 'Oppa tZupa zound Zystem' hali hazırda 7 sahne setinin içinde bulunduğu müzikal, metinsel, görsel, politik, sendikal bir ortak hareket/dayanışma zemini oluşturma girişimidir. 

Ahibba, Bandista, Deli, Enzo Ikah Band, Fitisound, Sultan Tunç ve Viya unsurları pratikte müzikal paylaşımları geliştirmek, tür-bağımsız ortak üretim ve eylemlerini teşvik etmek; sahneleme ve hareket imkânlarını üretmek, dahil olunan festival, mekân işi ya da üçüncü kişilerle ticari ilişkileri sözleşmeler veya toplu görüşeler yoluyla mağduriyetten uzak bir zeminde yürütmek ve karşı-kültürel ve sistemin verili biçimlerinin dışında bir mevziyi inşa etmek için bir araya gelerek bu 'zystem'i kurmuşlardır.

OpzZz! iki stüdyo, bir ofis, düzenli toplantılar, booking, grafik ve hukuk üzerine çalışma grupları ve iç ekonomisiyle kolektif bir yaşamı inşa etmek üzere çabalamaktadır. 

Eğence endüstrisi, müzik piyasası yahut kültür/sanat alanı adlarıyla, farklı zeminler gibi görünse de aynı popülerleşirme, paketleme, etiketleme, ekonomik, duygusal yahut türsel sömürü mekanizmasıyla işleyen tek bir pazar sistemi içinde ve bunun alternatifini geliştirme gayesiyle hamlelerde bulunmayı, truva atı eylemlerini ve kendi gündemini yaratmayı mesele edinir. Aynı saiklerle hareket eden artistik, politik, yaşamsal ve yine tür ötesi eylemler, yapılar, bireyler ve çağrılarla dayanışmayı, ortak iş koymayı bir ilke olarak önüne koyar. 

OpzZz! tarzıyla değil tavrıyla mevcuttur!


*************************************
'Oppa tZupa zound Zystem', also known as OpzZz!, with its 7 stage set, is an attempt for a  collective musical, textual, visual, political, unionist platform for action and solidarity.  

Ahibba, Bandista, Deli, Enzo Ikah Band, Fitisound, Sultan Tunç and Viya elements came together and formed this zystem in order to develop musical sharing, to encourage collective trans-genre production and action, to create staging and acting possibilities, to hinder unjust treatment in the commercial relationships with the third persons and during the festivals, spaces, and works that are involved by way of agreements and collective bargaining and to create a counter-cultural space outside of the existing forms of the system.  

OpzZz! tries to build a collective life with its two studios, one office, regular meetings, booking, working groups on graphic and law, and an inner economy.  
Within the entertainment industry as a one big market system based on popularization, packaging, labeling, economical, emotional or genre-wise exploitation under different names such as music, culture or art, OpzZz! is concerned with creating alternatives with guerilla tactics and form its own agenda. It has the principle of establishing solidarity and producing together with the artistic, political, trans-genre, and vital actions, organizations, individuals and invitations which work for the same causes. 

OpzZz! does not exist with its style, but with its attitude!

**************

Sunday, August 02, 2009 
http://resistanbul.wordpress.com




İstanbul direniş sezonu açılıyorİMF'ye /Dünya Bankasına Karşı Direniş Günleri (1-8 Ekim 2009)


İstanbul direniş sezonu açılıyor

IMF burada herkes sokakta

Biz mahallesinden kovulanlar, tohumları çalınanlar, greve duranlar, harçları ödemeyenler, işsiz güçsüz bırakılanlar, barkı yıkılanlar, esnek köleleştirilenler, suyu satılanlar, krizden kaçamayanlar, sendikasızlaştırılanlar, mülksüzler İstanbul direniş sezonunu açmak için hep beraber sokağa çıkıyoruz.

6-7 ekim’de Harbiye Vadisi’nde gerçekleşecek IMF (Uluslararası Para Fonu) ve Dünya Bankası’nın yıllık toplantısına karşı direniş sezonunu açmak için 5 Ağustos Çarşamba günü saat 19.30’da Taksim tramvay durağındayız.

1-8 ekim direniş haftasında buradayız, sokaklardayız, direniyoruz, durduruyoruz, vadiyi onlara dar ediyoruz. Haberleri olsun biz her yerdeyiz, her yeriz.

Direnistanbul Festival Komitesi

http://direnistanbul.wordpress.com

direnistanbul@gmail.com
Friday, May 15, 2009 
Friday, May 01, 2009 

BANDİSTA - De te Fabula Narratur

Armağanımızdır!

Dünyayı değiştirmek mümkün; çığlıklarla, terle, mağlubiyetlerden süzülen demle, sözle, eylemle, müzikle; tezlikle elzem ve nikbin tebessümümüzle, dansımızla, devrimimizle, devasa MÜMKÜN!!!

Armanığımızdır yıldıza, mayısa, kara-kızıl bayraklara, yumruğa, doğacak güneşe, unutmadık inandık bulanmadık bilendik diyenlere, bilenlere ve bilmeyenlere, mor giyenlere, sarı sepya hüzünlere, kahrı çekenlere, tahtı devirenlere, işçilere, işsizlere, mülksüzlere, düşmüşlere, düş kuranlara, yek duranlara, pek çok, hem de pek çok olanlara, sizlere, kardeşlerimize.

Bandista-De Te Fabula Narratur albümü 1 Mayıs sabahı 1 Mayıs alanında, www.tayfabandista.org adresinde ve bir marşın söylenmesi gerektiği her an, her yerde.

çünkü anlatılan bizim hikâyemizdir...


Bandista bir aralık, bu darlık bu basmakalıp, bu ayık kafayla esrik taklitleri, bu aramızda yaşayan katilleri teşhir etmek gerek dedi evde uyuklarken. Uyanmak gerek dedi önce kendi kendine, evde bir gitar çaldı manuş, klarnet aktı meyanlı, kaydırmalı, akordeon zaten doldurmuştu köşe bucak, vurmalılar hazırdı "marş"a, başladı ev'in hikâyesi, varyetesi söküp söküp yapmanın. Bandista evi şenlik kıyamet bir eylem bandosu şimdi ses vermekte ska, balkan, vertov, reggae, eşitlik, özgürlük, cango, votka, adalet, kökler sularından...

Bandista evinde geceler gündüz gündüzler denktir geceye, bu evde güneş batsa da dinlenir ev hece heceye. Bu evin odaları geniş uzun dar hayal; bu evde mebzul miktar kapılar kilitsiz gıcırdar. Bu evde koridorlar, sokaklar ve meydanlar, sahneler salonlar dansla sesle hınçla çığlıklar... Bu ev bir dağ başında bir gettoda ya da down-town'da, bu ev dev bir karavan bu evi bulur arayan. Bu evin sakinleri kara kızıl mor renkleri, yeşil sarı turunç ve nar, bu ev binbir bedenle var. Bu ev döker alınteri, bu ev rahim yangın yeri; söndürür kandilleri nice esrik sever evi. Bu evde geçmiş hüzünle değil hüsnü kabulle, bu evde gelecek yokla değil beklenir telaşla. Bu ev tenha bu ev dar-maduman kanma yalan, gözyaşları ağıtlar destanlar epik tasalar, bu evde yasalar değil ses verir yoldaş maison'lar!


YAŞASIN 1 MAYIS

 

BİJİ YEK GULAN

 

WEŞİYE 1 GULANE

 

Կէցցէ 1 Մայիս 

 

SKİDAS 1 MAYİSİ

 

WOREPSEW 1 MAYISE


tayfabandista.org/



Monday, March 02, 2009 

5
Mart 2009 Perşembe tarihinde Anayasada tanımlanan çizgi dâhilinde
üniversite özerkliğini ve üniversite mensuplarının iş güvencesini
savunmak üzere İstanbul Üniversitesinde bilimsel çalışmalarımızı gece
boyu sürdürme kararı almış bulunuyoruz. Bu gece boyunca İstanbul
Üniversitesi’nde çalışan araştırma görevlilerini yalnız bırakmamak,
üniversite yöneticilerimize, öğretim üyelerine, sendikalara, meslek
örgütlerimize düşen en büyük görevdir. Bizler sadece kendi geleceğimizi
değil, iş güvencemiz bağlamında Türkiye’nin üniversite sisteminin
geleceğini de savunmaktayız. Bu sebeple 5 Mart 2009 tarihinde saat
19:30’da Merkez Kampus önünde buluşmaya ilgili tüm kesim ve kuruluşları
davet ederiz.





Yer: İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsü
Tarih: 5 Mart 2009 Perşembe
Program:
16:30 Araç Kapısı önünde buluşma
17:10 Hukuk Amfi 1’e giriş ve “açık kürsü”
18:30 “50/d’liler” filminin gösterimi
19:30 Basın Açıklaması; meslek örgütleri, sendikalar, öğrenciler ile Merkez Kampus ana kapısında kamuoyunu bilgilendirme
20:30 Amfi 1’e geri dönüş ve akşam yemeği
21:30 Müzik dinletisi, film gösterimi
07:30 Kahvaltı
08:00 Fakültelere Dönüş

İstanbul Üniversitesi Araştırma Görevlisi Temsilciler Kurulu

Friday, February 20, 2009 
Wednesday, July 16, 2008 

Category: Music
bandista ve hariçten gazelciler konseri.. kalplerimizle, kardeslerimizle, kardesimize .. 19 temmuz cumartesi aksami saat 9 sularinda, sokak kahvesi'nde hiç bir şeye geç kalmadan, yanyanayiz. sokak kahvesi, mis sokak no25, taksim'de..
Friday, July 04, 2008 

Current mood:  rebellious
Category: News and Politics

"- Yoldaş
Bunların sen
isimlerini aklında tutma
fakat
28 kanunusaniyi unutma!"
Nazım Hikmet

- Yoldaş
10 Temmuz 2008
saat 09:50
İstanbul 6. İş Mahkemesi
Unutma!

Nihayet! Gençsen'e kapatma davası açıldı.
Öğrencilerin haklarını ve özgürlüklerini savunmalarına ancak bu kadar tahammül edebildiler.

10 Temmuz'u takvimlere işaretleyin;
Örgütlü toplumun ve demokrasinin önündeki engelleri
kaldırmak için
Sendika yasasını yargılamak için buluşacağız.

İstanbul valiliği, daha önce hukuka aykırı bir biçimde, GençSen'in tüzel kişiliğini tanımadığını ilan etmişti. Şimdi tanıdı. Tanır tanımaz kapatma davası açtı.
Biz bu davanın tarafıyız. İşçiler emekçiler olarak açılan bu kapatma davasının tarafıyız. Bütün gücümüzle hem mahkeme salonunda hem de Türkiye'nin her yerinde okullarda GençSen'in özgürleşmesi ve güçlenmesi için elimizden gelen her türlü desteği vereceğiz.

Sendika kurma hakkının, temel hak ve özgürlüklere ilişkin uluslararası sözleşmelere uygun olarak, ücretli çalışanlar dışında, emekliler, işsizler, çiftçiler ve öğrenciler açısından da bir hak olarak tanınması doğrultusunda mücadele edeceğiz.

Asla yalnız yürümeyeceksin!
http://gencsen.org