Status: Single
Country: TR
Signup Date: 2/14/2008
|
|
|
|
Saturday, October 31, 2009
 |
Bandista Popüler Propaganda Komiserliğinden Bildirilmektedir
İlk hamlesini 2008 Haziran ayında Rock-A(lternatif) festivalinde yaptığımız Bandista’yla geçen süre içinde haylisi grev, direniş, eylem dayanışması olmak üzere 100′ün üzerinde performans gerçekleştirmenin yanı sıra 1 Mayıs 2009′da “De Te Fabula Narratur” ve 12 Eylül 2009′da “Paşanın Başucu Şarkıları” kayıtlarını yayınlayarak oldukça yoğun bir dönem geçirdik.
Bir yandan eylemin gücüne ve öğreticiliğine olan inancımız bir yandan da muhalefetin farklı biçimler ve seslerle onlarca farklı alanda sürdürülebileceğine olan itikatımızla yürüyüşümüzü sürdürüyoruz. Bu, menziline her hamlemizde tekrar tekrar ulaştığımız, bazen kendi etrafımızda daireler çizdiğimiz, bazen barikatları aşıp geçtiğimiz, bazen de yürüdüğümüzün bile farkına varmadığımız, ama topyekûn, ama dünyayı ekseninden oynatan, ama ritmi tutulması gereken, ama evvelde başlayıp ahire dek sürecek bir yürüyüş. Yüzlerce patika muhalefet-mukavemet âleminin dağları, ovaları, şehirleri ve mağlubiyet ve galibiyetleri ve tarihi ve belleği içinden arşınlanmış, arşınlanmakta ve arşınlanmayı bekliyor… Yürüyoruz!
Yürüyoruz, bazen biraz soluklanıp, önümüzdeki yolu düşünüp; yürüyoruz yanımızdan kardeşlerimiz gelip geçiyor, başka başka patikalar, söylenecek onlarca söz, yapılacak onlarca eylem… De Te Fabula Narratur albümümüzün altıncı ayında örgütlediğimiz “Ya Basta’09 ya da mücadeleye devam” turnesinin ardından 1 Kasım 2009′da bir süreliğine mola veriyoruz – kardeşlerimizin affına sığınarak, mücadeleye değil elbette performanslara.
Gerek bu süreçte yaşadığımız kitle eylemlerinden gerekse de görsel, işitsel ve metin zeminlerindeki direnişimizden öğrendiğimiz, parçası olduğumuz muhalefet-mukavemet âleminin, fısıltıdan bile korkanlara karşı, herhangi zeminde kendi hikâyelerini anlatmasının ne çok şeyi değiştirebileceğine olan inancımızın artması, şarkılarımızı söylemekte ve avamda ısrardır.
Bandista’dan çıkan ses ne bizden menkul ne de bizimle mevcuttur.. Sözün, gırtlağın, müziğin, bazen bizzat bedenlerimizin olduğu her direniş anı, mekânı, alanı bu sesin yeniden yeniden çıkmasına imkân verir. Hep savunageldiğimiz gibi bu, isimlerin ve kişilerin çok ötesinde, müşterek bir tarih, bugün ve geleceğin çizgisel olmayan bir biçimde iç içe geçtiği, neye özlem duyup neyi yaratmaya çalışıyorsak bizzat onu yaşamamız ya da istememiz gereken bir vahdettir. Devrimciliğimiz, devrim yapmak arzusundan değil bizzat devrim olma pratiğinden müteşekkildir.
Daima gözettiğimiz gibi hakikate hakikat muamelesi yaparak söylememiz gerekirse Bandista’nın muhalefet-mukavemet âleminde gördüğü talepkâr karşılık, tam da âlemimizin kendi hikâyesini dinlemeye değil anlatmaya ne kadar ihtiyacı olduğunu bizce somutça ortaya koymuştur. Tüm eylemlerimizi oluşması olasılığı her zaman mevcut bir tüketim, yıldızlaştırma, mübalağa ve metalaştırma temayülü tehdidini akılda tutarak gerçekleştirdik. Bunun yanında yaşadığımız muhtelif ve münferit tecrübeler özellikle emeğe hakkını vermeye dair, temel olması elzem, ilkemizin bazen âlemimiz içinde bile ne kadar görmezden gelindiğini ve yine âlem olarak araç ve amacı nasıl da birbirinden tamamen bağımsız ve bir tür hiyerarşi içinde ele almaktan mustarip olduğumuzu gösterdi. Ek olarak samimiyetimiz ya da niyetimizden bağımsız olarak kimi eylemlerimizde kitle kalabalığı, önem ya da bağlam hiyerarşisinin asıl söz ve tekabüliyetin önüne geçtiği ya da gerisinde kaldığını gördük. Bu noktada altını çizmek istediğimiz, gerçekleştirdiğimiz herhangi hamlenin asıl iddialarımızın tecessümü olduğu kabulüyle, bu hamlelere dair özen, ayrıntılara dikkat ve eleştiriye açıklığın başlangıç noktamız olmasıdır. Suret değil asıl, temsil değil hakikat..
Ve yine tüm bu süreç içinde bizim ellerimizden oluşan hatalar da olmuştur. Hiçbirini bir tür liberalizm ya da yaptık olduculuk içinden savunmayacağız. Her türlü eleştiriye ve katkıya açık olduğumuzu her fırsatta belirttik. Ancak bizi, bizim asla kendimizi
konumlandırmadığımız bir yeni olma iddiası ya da redd-i miras içinden tarif ve tenkit etmeye de geçit vermeyeceğiz. Tarihe borçlu olduğumuz ve tarihi borçlandırmak istediğimizi mütamadiyen dile ve eyleme getirdik. Ve yine bununla beraber özgürlükçü, anti-kapitalist, feminist, anti-militarist, ekolojist, enternasyonalist, anti-hiyerarşik ve emek eksenli bir mücadele hattı içinden konuşmak ve üretmekten de beis duymuyoruz.
Anamızın amele sınıfı olduğunu unutmadan, özgürlüğün elimizde olduğumuzu bilerek, katillerden hesap sormak için, geleceğimizin kapitalizmde olmadığı inancıyla, biz bu koca bandoda sadece bir ses, hep birlikte haykırıyoruz “Kazanacağız! DAİMA, DAİMA, DAİMA”
Sokaktaydık ve sokaktayız. ‘Onlar’ın yazdığı tarihi ta kökünden silerek bir başka âlemi kurmaya dair mücadelemiz, eylemlerimiz başka sesler, bedenler, biçimler içinde sürecektir.
Her yerdeyiz! Her yeriz!
Tayfa Bandista 1 Kasım 2009, İstanbul
Powered by  | | English | | Albanian | | Arabic | | Bulgarian | | Catalan | | Chinese | | Croatian | | Czech | | Danish | | Dutch | | Estonian | | Filipino | | Finnish | | French | | Galician | | German | | Greek | | Hebrew | | Hindi | | Hungarian | | Indonesian | | Italian | | Japanese | | Korean | | Latvian | | Lithuanian | | Maltese | | Norwegian | | Polish | | Portuguese | | Romanian | | Russian | | Serbian | | Slovak | | Slovenian | | Spanish | | Swedish | | Thai | | Turkish | | Ukrainian | | Vietnamese |
|
|
|
|
Monday, September 14, 2009
 |
Category: Music
............
Darbeler, müdaheleler, politik ve kültürel işgaller
‘sorgulanamaz’ iktidarlarlarını ezicilikleri, şiddetleri ve yarattıkları acılar
ve galibiyetleri ne düzeyde olursa olsun, tam da toplum ve mağluplar nezdinde
meşru, haklı, kaçınılmaz ve yahut hegomonik kabul edildikleri anda tesis
ederler. Erkin sahipleri mevcut durumlarını sürdürmenin yolunun onu elde
ettikleri hâl ve yöntemde ısrar ve bu 'olağanüstü' hâli sürdürmekten geçtiğini
bildiklerinden bu, ‘farklı’ bağlam ve tecessümlerle durmaksızın devam eden bir
saldırı sürecidir.....
Bu saldırıya karşı verilecek yanıtların
içinde dilimizde, sesimizde, müziğimizde direnmek bir kültürün, içinden başka
başka muhalif kültürleri doğurarak yaşaması anlamında elzemdir. Unutmayıp
inanmak ve bulanmayıp bilenmek düsturuyla Bandista evi var olduğunu
bizzat kendi mevcudiyetinin mümkünlüğüyle bildiği muhalefet mukavemet âlemini
paşaların başucunda De Te Fabula Narratur’un kaldığı yerden bizim
hikâyelerimizi anlatmaya davet ediyor. Zira bir fısıltıdan bile korkuyorlar...
gürültü ne çok şeyi değiştirir... kafaya kafaya zound zystem!....
....
Coup d’états, interventions, and political
and cultural occupations, regardless of the level of their victory, their
oppressiveness, violence, and the pain that they induced, establish their
‘unquestionable’ power at that moment when they are considered legitimate,
just, inevitable or hegemonic in the eyes of the defeated and the society. This is a incessant process of attack that works through different contexts
and reflections, since the possessors of power know that the way of stabilizing
their existing condition is to insist on the state and methods by which they
have acquired that power and to maintain this ‘exceptional’ state.....
It is crucial to resist this attack with our
answers, through our language, voice, and music for a culture to sustain itself
and give birth to various dissident cultures from within itself. By the motto
of not forgetting but believing and not watering down but sharpening, Bandista
keeps telling our stories, on the bedside of the pashas, from the world of
dissent and resistance that Bandista knows exists through the manifest
possibility of its own existence, from where De Te Fabula Narratur left
off. For they are afraid of even a whisper… noise makes such a difference…
zound zystem to the head!....
.. ..
kayıt/recording: Bandista, Stüdyo Kadıköy/İSTANBUL editing: Bandista....
miksaj/mixing: Stüdyo Red/İSTANBUL mastering: Stüdyo Kadıköy/İSTANBUL
kapak/cover: Bandista ağustos-eylül/august-september 2009....
.. ..
.. ..
.. ..
"Ezilenlerin
geleneği gösteriyor ki, içinde yaşadığımız 'olağanüstü hâl' istisna değil
kuraldır. Buna denk düşen bir tarih anlayışına ulaşmak zorundayız. O zaman açıkça
göreceğiz ki, gerçek olağanüstü hâli yaratmak bize düşen bir görevdir. Böylece,
faşizme karşı mücadelede daha iyi bir konuma ulaşacağız. Faşizm, talihini biraz
da, hasımlarının ilerleme adına onu tarihsel bir norm gibi görmelerine
borçludur. ....
.. ..
Die
Tradition der Unterdrückten belehrt uns darüber, daß der 'Ausnahmezustand', in
dem wir leben, die Regel ist. Wir müssen zu einem Begriff der Geschichte
kommen, der dem entspricht. Dann wird uns als unsere Aufgabe die Herbeiführung
des wirklichen Ausnahmezustands vor Augen stehen; und dadurch wird unsere
Position im Kampf gegen den Faschismus sich verbessern. Dessen Chance besteht
nicht zuletzt darin, daß die Gegner ihm im Namen des Fortschritts als einer
historischen Norm begegnen."....
.. ..
Walter
Benjamin, Tarih Kavramı Üzerine/Über den Begriff der Geschichte, 1940....
Powered by  | | English | | Albanian | | Arabic | | Bulgarian | | Catalan | | Chinese | | Croatian | | Czech | | Danish | | Dutch | | Estonian | | Filipino | | Finnish | | French | | Galician | | German | | Greek | | Hebrew | | Hindi | | Hungarian | | Indonesian | | Italian | | Japanese | | Korean | | Latvian | | Lithuanian | | Maltese | | Norwegian | | Polish | | Portuguese | | Romanian | | Russian | | Serbian | | Slovak | | Slovenian | | Spanish | | Swedish | | Thai | | Turkish | | Ukrainian | | Vietnamese |
|
|
|
|
Thursday, September 10, 2009
 |
english follows turkish
**************
OpzZz! adıyla
maruf 'Oppa tZupa zound Zystem' hali hazırda 7 sahne setinin içinde
bulunduğu müzikal, metinsel, görsel, politik, sendikal bir ortak
hareket/dayanışma zemini oluşturma girişimidir.
Ahibba, Bandista,
Deli, Enzo Ikah Band, Fitisound, Sultan Tunç ve Viya unsurları pratikte
müzikal paylaşımları geliştirmek, tür-bağımsız ortak üretim
ve eylemlerini teşvik etmek; sahneleme ve hareket imkânlarını üretmek,
dahil olunan festival, mekân işi ya da üçüncü kişilerle ticari
ilişkileri sözleşmeler veya toplu görüşeler yoluyla mağduriyetten
uzak bir zeminde yürütmek ve karşı-kültürel ve sistemin verili
biçimlerinin dışında bir mevziyi inşa etmek için bir araya gelerek
bu 'zystem'i kurmuşlardır.
OpzZz! iki
stüdyo, bir ofis, düzenli toplantılar, booking, grafik ve hukuk üzerine
çalışma grupları ve iç ekonomisiyle kolektif bir yaşamı inşa
etmek üzere çabalamaktadır.
Eğence endüstrisi,
müzik piyasası yahut kültür/sanat alanı adlarıyla, farklı zeminler
gibi görünse de aynı popülerleşirme, paketleme, etiketleme, ekonomik,
duygusal yahut türsel sömürü mekanizmasıyla işleyen tek bir pazar
sistemi içinde ve bunun alternatifini geliştirme gayesiyle hamlelerde
bulunmayı, truva atı eylemlerini ve kendi gündemini yaratmayı mesele
edinir. Aynı saiklerle hareket eden artistik, politik, yaşamsal ve
yine tür ötesi eylemler, yapılar, bireyler ve çağrılarla dayanışmayı,
ortak iş koymayı bir ilke olarak önüne koyar.
OpzZz! tarzıyla
değil tavrıyla mevcuttur! ************************************* 'Oppa tZupa zound Zystem',
also known as OpzZz!, with its 7 stage set, is an attempt for a
collective musical, textual, visual, political, unionist platform for
action and solidarity.
Ahibba, Bandista, Deli, Enzo
Ikah Band, Fitisound, Sultan Tunç and Viya elements came together and
formed this zystem in order to develop musical sharing, to encourage
collective trans-genre production and action, to create staging and
acting possibilities, to hinder unjust treatment in the commercial relationships
with the third persons and during the festivals, spaces, and works that
are involved by way of agreements and collective bargaining and to create
a counter-cultural space outside of the existing forms of the system.
OpzZz! tries to build a collective
life with its two studios, one office, regular meetings, booking, working
groups on graphic and law, and an inner economy.
Within the entertainment industry
as a one big market system based on popularization, packaging, labeling,
economical, emotional or genre-wise exploitation under different names
such as music, culture or art, OpzZz! is concerned with creating alternatives
with guerilla tactics and form its own agenda. It has the principle
of establishing solidarity and producing together with the artistic,
political, trans-genre, and vital actions, organizations, individuals
and invitations which work for the same causes.
OpzZz! does not exist with its style,
but with its attitude!
**************
Powered by  | | English | | Albanian | | Arabic | | Bulgarian | | Catalan | | Chinese | | Croatian | | Czech | | Danish | | Dutch | | Estonian | | Filipino | | Finnish | | French | | Galician | | German | | Greek | | Hebrew | | Hindi | | Hungarian | | Indonesian | | Italian | | Japanese | | Korean | | Latvian | | Lithuanian | | Maltese | | Norwegian | | Polish | | Portuguese | | Romanian | | Russian | | Serbian | | Slovak | | Slovenian | | Spanish | | Swedish | | Thai | | Turkish | | Ukrainian | | Vietnamese |
|
|
|
|
Sunday, August 02, 2009
 |
http://resistanbul.wordpress.com İstanbul direniş sezonu açılıyorİMF'ye /Dünya Bankasına Karşı Direniş Günleri (1-8 Ekim 2009) İstanbul direniş sezonu açılıyor IMF burada herkes sokakta Biz mahallesinden kovulanlar, tohumları çalınanlar, greve duranlar, harçları ödemeyenler, işsiz güçsüz bırakılanlar, barkı yıkılanlar, esnek köleleştirilenler, suyu satılanlar, krizden kaçamayanlar, sendikasızlaştırılanlar, mülksüzler İstanbul direniş sezonunu açmak için hep beraber sokağa çıkıyoruz. 6-7 ekim’de Harbiye Vadisi’nde gerçekleşecek IMF (Uluslararası Para Fonu) ve Dünya Bankası’nın yıllık toplantısına karşı direniş sezonunu açmak için 5 Ağustos Çarşamba günü saat 19.30’da Taksim tramvay durağındayız. 1-8 ekim direniş haftasında buradayız, sokaklardayız, direniyoruz, durduruyoruz, vadiyi onlara dar ediyoruz. Haberleri olsun biz her yerdeyiz, her yeriz. Direnistanbul Festival Komitesi http://direnistanbul.wordpress.comdirenistanbul@gmail.com
Powered by  | | English | | Albanian | | Arabic | | Bulgarian | | Catalan | | Chinese | | Croatian | | Czech | | Danish | | Dutch | | Estonian | | Filipino | | Finnish | | French | | Galician | | German | | Greek | | Hebrew | | Hindi | | Hungarian | | Indonesian | | Italian | | Japanese | | Korean | | Latvian | | Lithuanian | | Maltese | | Norwegian | | Polish | | Portuguese | | Romanian | | Russian | | Serbian | | Slovak | | Slovenian | | Spanish | | Swedish | | Thai | | Turkish | | Ukrainian | | Vietnamese |
|
|
|
|
Friday, May 15, 2009
 |
Powered by  | | English | | Albanian | | Arabic | | Bulgarian | | Catalan | | Chinese | | Croatian | | Czech | | Danish | | Dutch | | Estonian | | Filipino | | Finnish | | French | | Galician | | German | | Greek | | Hebrew | | Hindi | | Hungarian | | Indonesian | | Italian | | Japanese | | Korean | | Latvian | | Lithuanian | | Maltese | | Norwegian | | Polish | | Portuguese | | Romanian | | Russian | | Serbian | | Slovak | | Slovenian | | Spanish | | Swedish | | Thai | | Turkish | | Ukrainian | | Vietnamese |
|
|
|
|
Friday, May 01, 2009
 |
BANDİSTA - De te Fabula Narratur
Armağanımızdır!
Dünyayı
değiştirmek mümkün; çığlıklarla, terle, mağlubiyetlerden süzülen demle,
sözle, eylemle, müzikle; tezlikle elzem ve nikbin tebessümümüzle,
dansımızla, devrimimizle, devasa MÜMKÜN!!!
Armanığımızdır
yıldıza, mayısa, kara-kızıl bayraklara, yumruğa, doğacak güneşe,
unutmadık inandık bulanmadık bilendik diyenlere, bilenlere ve
bilmeyenlere, mor giyenlere, sarı sepya hüzünlere, kahrı çekenlere,
tahtı devirenlere, işçilere, işsizlere, mülksüzlere, düşmüşlere, düş
kuranlara, yek duranlara, pek çok, hem de pek çok olanlara, sizlere,
kardeşlerimize.
Bandista-De Te Fabula Narratur albümü 1 Mayıs
sabahı 1 Mayıs alanında, www.tayfabandista.org adresinde ve bir marşın
söylenmesi gerektiği her an, her yerde. çünkü anlatılan bizim hikâyemizdir...
Bandista
bir aralık, bu darlık bu basmakalıp, bu ayık kafayla esrik taklitleri,
bu aramızda yaşayan katilleri teşhir etmek gerek dedi evde uyuklarken.
Uyanmak gerek dedi önce kendi kendine, evde bir gitar çaldı manuş,
klarnet aktı meyanlı, kaydırmalı, akordeon zaten doldurmuştu köşe
bucak, vurmalılar hazırdı "marş"a, başladı ev'in hikâyesi, varyetesi
söküp söküp yapmanın. Bandista evi şenlik kıyamet bir eylem bandosu
şimdi ses vermekte ska, balkan, vertov, reggae, eşitlik, özgürlük,
cango, votka, adalet, kökler sularından...
Bandista evinde
geceler gündüz gündüzler denktir geceye, bu evde güneş batsa da
dinlenir ev hece heceye. Bu evin odaları geniş uzun dar hayal; bu evde
mebzul miktar kapılar kilitsiz gıcırdar. Bu evde koridorlar, sokaklar
ve meydanlar, sahneler salonlar dansla sesle hınçla çığlıklar... Bu ev
bir dağ başında bir gettoda ya da down-town'da, bu ev dev bir karavan
bu evi bulur arayan. Bu evin sakinleri kara kızıl mor renkleri, yeşil
sarı turunç ve nar, bu ev binbir bedenle var. Bu ev döker alınteri, bu
ev rahim yangın yeri; söndürür kandilleri nice esrik sever evi. Bu evde
geçmiş hüzünle değil hüsnü kabulle, bu evde gelecek yokla değil
beklenir telaşla. Bu ev tenha bu ev dar-maduman kanma yalan, gözyaşları
ağıtlar destanlar epik tasalar, bu evde yasalar değil ses verir yoldaş
maison'lar! YAŞASIN 1 MAYIS
BİJİ YEK GULAN
WEŞİYE 1 GULANE
Կէցցէ 1 Մայիս
SKİDAS 1 MAYİSİ
WOREPSEW 1 MAYISE
Powered by  | | English | | Albanian | | Arabic | | Bulgarian | | Catalan | | Chinese | | Croatian | | Czech | | Danish | | Dutch | | Estonian | | Filipino | | Finnish | | French | | Galician | | German | | Greek | | Hebrew | | Hindi | | Hungarian | | Indonesian | | Italian | | Japanese | | Korean | | Latvian | | Lithuanian | | Maltese | | Norwegian | | Polish | | Portuguese | | Romanian | | Russian | | Serbian | | Slovak | | Slovenian | | Spanish | | Swedish | | Thai | | Turkish | | Ukrainian | | Vietnamese |
|
|
|
|
Monday, March 02, 2009
 |
5 Mart 2009 Perşembe tarihinde Anayasada tanımlanan çizgi dâhilinde üniversite özerkliğini ve üniversite mensuplarının iş güvencesini savunmak üzere İstanbul Üniversitesinde bilimsel çalışmalarımızı gece boyu sürdürme kararı almış bulunuyoruz. Bu gece boyunca İstanbul Üniversitesi’nde çalışan araştırma görevlilerini yalnız bırakmamak, üniversite yöneticilerimize, öğretim üyelerine, sendikalara, meslek örgütlerimize düşen en büyük görevdir. Bizler sadece kendi geleceğimizi değil, iş güvencemiz bağlamında Türkiye’nin üniversite sisteminin geleceğini de savunmaktayız. Bu sebeple 5 Mart 2009 tarihinde saat 19:30’da Merkez Kampus önünde buluşmaya ilgili tüm kesim ve kuruluşları davet ederiz.
Yer: İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsü Tarih: 5 Mart 2009 Perşembe Program: 16:30 Araç Kapısı önünde buluşma 17:10 Hukuk Amfi 1’e giriş ve “açık kürsü” 18:30 “50/d’liler” filminin gösterimi 19:30 Basın Açıklaması; meslek örgütleri, sendikalar, öğrenciler ile Merkez Kampus ana kapısında kamuoyunu bilgilendirme 20:30 Amfi 1’e geri dönüş ve akşam yemeği 21:30 Müzik dinletisi, film gösterimi 07:30 Kahvaltı 08:00 Fakültelere Dönüş
İstanbul Üniversitesi Araştırma Görevlisi Temsilciler Kurulu
Powered by  | | English | | Albanian | | Arabic | | Bulgarian | | Catalan | | Chinese | | Croatian | | Czech | | Danish | | Dutch | | Estonian | | Filipino | | Finnish | | French | | Galician | | German | | Greek | | Hebrew | | Hindi | | Hungarian | | Indonesian | | Italian | | Japanese | | Korean | | Latvian | | Lithuanian | | Maltese | | Norwegian | | Polish | | Portuguese | | Romanian | | Russian | | Serbian | | Slovak | | Slovenian | | Spanish | | Swedish | | Thai | | Turkish | | Ukrainian | | Vietnamese |
|
|
|
|
Friday, February 20, 2009
 |
Powered by  | | English | | Albanian | | Arabic | | Bulgarian | | Catalan | | Chinese | | Croatian | | Czech | | Danish | | Dutch | | Estonian | | Filipino | | Finnish | | French | | Galician | | German | | Greek | | Hebrew | | Hindi | | Hungarian | | Indonesian | | Italian | | Japanese | | Korean | | Latvian | | Lithuanian | | Maltese | | Norwegian | | Polish | | Portuguese | | Romanian | | Russian | | Serbian | | Slovak | | Slovenian | | Spanish | | Swedish | | Thai | | Turkish | | Ukrainian | | Vietnamese |
|
|
|
|
Wednesday, July 16, 2008
 |
Category: Music
bandista ve hariçten gazelciler konseri..
kalplerimizle, kardeslerimizle, kardesimize ..
19 temmuz cumartesi aksami saat 9 sularinda, sokak kahvesi'nde
hiç bir şeye geç kalmadan, yanyanayiz.
sokak kahvesi, mis sokak no25, taksim'de..
Powered by  | | English | | Albanian | | Arabic | | Bulgarian | | Catalan | | Chinese | | Croatian | | Czech | | Danish | | Dutch | | Estonian | | Filipino | | Finnish | | French | | Galician | | German | | Greek | | Hebrew | | Hindi | | Hungarian | | Indonesian | | Italian | | Japanese | | Korean | | Latvian | | Lithuanian | | Maltese | | Norwegian | | Polish | | Portuguese | | Romanian | | Russian | | Serbian | | Slovak | | Slovenian | | Spanish | | Swedish | | Thai | | Turkish | | Ukrainian | | Vietnamese |
|
|
|
|
Friday, July 04, 2008
 |
Current mood:  rebellious
Category: News and Politics
"- Yoldaş Bunların sen isimlerini aklında tutma fakat 28 kanunusaniyi unutma!" Nazım Hikmet - Yoldaş 10 Temmuz 2008 saat 09:50 İstanbul 6. İş Mahkemesi Unutma! Nihayet! Gençsen'e kapatma davası açıldı. Öğrencilerin haklarını ve özgürlüklerini savunmalarına ancak bu kadar tahammül edebildiler. 10 Temmuz'u takvimlere işaretleyin; Örgütlü toplumun ve demokrasinin önündeki engelleri kaldırmak için Sendika yasasını yargılamak için buluşacağız. İstanbul valiliği, daha önce hukuka aykırı bir biçimde, GençSen'in tüzel kişiliğini tanımadığını ilan etmişti. Şimdi tanıdı. Tanır tanımaz kapatma davası açtı. Biz bu davanın tarafıyız. İşçiler emekçiler olarak açılan bu kapatma davasının tarafıyız. Bütün gücümüzle hem mahkeme salonunda hem de Türkiye'nin her yerinde okullarda GençSen'in özgürleşmesi ve güçlenmesi için elimizden gelen her türlü desteği vereceğiz. Sendika kurma hakkının, temel hak ve özgürlüklere ilişkin uluslararası sözleşmelere uygun olarak, ücretli çalışanlar dışında, emekliler, işsizler, çiftçiler ve öğrenciler açısından da bir hak olarak tanınması doğrultusunda mücadele edeceğiz. Asla yalnız yürümeyeceksin! http://gencsen.org 
Powered by  | | English | | Albanian | | Arabic | | Bulgarian | | Catalan | | Chinese | | Croatian | | Czech | | Danish | | Dutch | | Estonian | | Filipino | | Finnish | | French | | Galician | | German | | Greek | | Hebrew | | Hindi | | Hungarian | | Indonesian | | Italian | | Japanese | | Korean | | Latvian | | Lithuanian | | Maltese | | Norwegian | | Polish | | Portuguese | | Romanian | | Russian | | Serbian | | Slovak | | Slovenian | | Spanish | | Swedish | | Thai | | Turkish | | Ukrainian | | Vietnamese |
|
|
|
|