MySpace


Erkin Koray



Last Updated: 12/21/2009

Send Message
Instant Message
Email to a Friend
Subscribe

Gender: Male
Status: Single
Age: 68
Sign: Cancer

City: istanbul
Country: TR
Signup Date: 11/23/2006
Friday, December 01, 2006 
Elektro baglamanin yaraticisi, Ilginç sentez adami, Türk Rock müziginin babasi Erkin Koray, 24 Haziran 1941'de Istanbul'da dünyaya gelir. Enver beyle Vehice hanimin ilk ogludur. Annesi Vecihe Koray, Belediye Konservatuarinda piyano ögretmeni olarak çalisiyordu ve müzisyen bir anneye sahip olmak, kendisinin ve kardesi Korkut Koray'in ufak yaslarda müzikle tanismalarinda önemli rol oynadi. Bir baska deyisle Türk rock'inin üç devinden biri olan Erkin'de müzige annesinin karninda baslamistir. Klasik müzik evde tüm yasami biçimlendirir. 5 yasinda piyano dersi almaya baslar. Daha sonra gitara ilgi duyar. Gitarin daha canli ve hareketli olmasi O'nun bu seçiminde önemli rol oynamis olabilir. Kardesi Korkut'la beraber siki bir müzik egitiminden geçerler. Annesinden almaya basladigi piyano dersleri ile müzikle ilgilenmeye baslayan Erkin Koray'in rock'n'roll'a karsi olan yakin ilgisi, ortaögrenimini gerçeklestirdigi Alman Lisesi siralarindayken baslamistir .Dönemim ünlü Rock'n Roll parçalarini arkadaslariyla birlikte çalmaya baslar. Bu dönem içinde Türkiye'de bu tarz müzik yapan ilk ve tek grup Deniz Harp Okulu Orkestrasidir.

Erkin Koray ve arkadaslari çalismalarini amatörce sürdürürken karsilarina büyük bir firsat çikar. 1957 yilinda Galatasaray Lisesinde bir konser verirler. Seyirciler arasinda o zaman orta ikiye gitmekte olan Baris Manço da vardir.

Erkin Koray ve arkadaslarindan çok etkilenen Manço, bir gün kendisinin de böyle konserler verecegini hayal ederek müzik çalismalarini sürdürür. Bu konser Erkin Koray'in müzik hayatina start verir. Liseyi bitirince atom mühendisi olma gibi düsünceleri olan Koray'in bir yandan da rock'n'roll tutkusu pesini birakmiyordu. Sonunda müzik daha agir basti ve okulu bitirir bitirmez evi terkedip hayatini müzikten kazanmak üzere yola koyuldu.

Bu dönemlerde Türkiye'de müzisyenlerin elinde gitar bulunmasi, hele bir de elektrogitar bulunabilmesi zor ve nadir rastlanan bir olaydi ve Erkin Koray bir sekilde eline geçen ilk gitarlarla kendi kendine çalismaya basladi.

1960'larin ilk dönemlerinde Erkin Koray, aralarinda davulda kardesi Korkut Koray'in da bulundugu Erkin Koray ve Ritmcileri isimli grubuyla, kendisinin gitar çalip söyledigi ve rock'n'roll çaldigi bar ve klüp programlari yapiyordu. Daha sonra kendisine gelen 45'lik doldurma teklifini kabul eden Koray, ilk 45'ligi 'Bir Eylül Aksami/It's So Long'u kaydeder. Bu plagin özellikle B yüzünde bulunan It's So Long'un, Ingiltere'de Beatles'in öncülük ettigi Beat müzigi özelliklerini tasimasi ve Beatles'in ilk plagi 'Love Me Do' ile hemen hemen ayni tarihte piyasaya sürülmüs olmasi, yani Koray'in bu tarzi Beatles'tan hiç bir sekilde etkilenmeden kendi içinden geldigi gibi ortaya çikarmis olmasi bir hayli ilginçtir.

Sira askerlige gelmistir. Bu 45'likten sonra askere giden Erkin Koray Vatani görevini Eskisehir Hava Kuvvetleri Caz Orkestrasinda yerine getirir. Bu dönemde türkülerimizi tanir ve bunlari Bati müzigi tinilariyla yorumlamaya baslar. Askerden döndükten sonra bir süre daha Ingilizce çalismalarina ve klüp programlarina devam eder. Bu programlarin birine seyirci olarak gelmis olan Istanbul Plak yetkililerince fark edilen Koray, 1967 yilinda ülke çapinda üne kavusmasinda büyük rol oynayan 'Kizlari da Alin Askere' isimli 45'ligini yayimlar.

Bu plakta çalan grup Erkin Koray Dörtlüsü grubuydu. Erkin Koray bu grupla baska çalismalarda da bulunur; hatta 1968 yilinda Altin Mikrofon yarismasina girip dördüncülük alir.

Bu dönemler ilerlerken Koray, uzun süreden beri saçina makas vurdurmadigi için Türkiye'ye göre o dönemler gayet marjinal gelen bu davranistan ötürü oldukça tepki aliyordu. Sene 1970'e geldiginde, çok daha ciddi anlamda rock ve özellikle Türkiye'ye göre son derece 'Underground' olarak adlandirilan bir müzik yaptiklari grup olan Yeralti Dörtlüsü'nü kurar. Aslinda Erkin Koray'in bu grupla beraber çaldigi sarkilar dönemin popüler sarki ve türkülerinin aranjmanlarindan baska birsey degildi ama ne aranjman!

Koray dönemin türkü, türk sanat müzigi gibi eserlerini Underground tarzda yorumluyordu. Bunu yaparken grubuyla kiraladigi komün evlerinde bati rock müzigi ve dogu müzigi hakkinda ciddi arastirmalar yapiyorlardi bu arastirmalar sonucu ortaya çikan çalismalarda bu iki kültürün müzigini sentezliyorlardi. Bunlara örnek olarak 1970 yilinda aranjmanini yaptigi dönemin popüler Neset Ertas türküsü 'Kendim Ettim Kendim Buldum' (Bu parçanin aranjmanini ayni sene içerisinde Cem Karaca da yapmisti), türk sanat müzigi olarak 'Nihansin Dideden','Kiskanirim', 'Istemem', Anadolu Rock olarak 'Köprüden Geçti Gelin' verilebilir. Bu aranjmanlarin yanisira, grubun tamamen kendilerine ait olan ve batinin psychedelic rock gruplari ile yarisacak nitelikte olan 'Meçhul', 'Gel Bak Ne Söyliycem', 'Gün Dogmuyor', 'Ilahi Morluk' gibi çalismalari da mevcuttur. Bu dönem Erkin için parlak bir dönemdir. Yapmaciksiz, kendi yorumuna yeni motifler katarak yapar müzigini. Yasam tarzina hippy felsefesini uygular.

Yeralti Dörtlüsü ile psychedelic rock yaparken yararlandiklari en büyük avantaj, batidaki Pink Floyd, Grateful Dead gibi psychedelic rock gruplarindan daha doguda bir ülkede yasamalariydi. Dönemin Avrupali çogu rock müzisyeninin dogu mistisizmine ve de özellikle Hindistan'a meraki vardi ve bu meraki müziklerine de bol miktarda yansitiyorladi. Bunun en önemli örneklerinden birisi Beatles'in önce 'Norwegian Wood' adli 45'liklerinde, daha sonra da 'Sgt. Pepper's Lonely Hearts Club Band' albümlerinin 'Within You Without You' parçasinda 'Sitar' kullanmasiydi. Sitar kökeni dogudan gelen bir enstrümandi ve bu enstrümani Ingiltere'de Beatles; Türkiye'de ise o dönemlerde Rock Müzigi ile oldukça ilgili bir müzisyen olan 'Orhan Gencebay' kullaniyordu. O dönemlerde Erkin Koray ve Orhan Gencebay birbirlerinin müziklerinden ve fikirlerinden son derece etkilenmis oldukça iyi iki arkadasti ve bol miktarda fikir alisverisleri yapiyorlardi. Zaten Erkin Koray'in 1974 ve sonrasi dogu müzigi etkilenimli çalismalari da bu fikir alisverislerinin meyvalariydi.

Supergroup'un yaptigi çalismalardan özellikle 'Yagmur', o dönemlerde genelde Orhan Gencebay bestelerini yorumlayan Mine Kosan'in da söyledigi bir Vedat Yildirimbora bestesiydi. Erkin Koray'in ellerinde sahane bir psychedelic rock parçasina dönüsen bu aranjman, Orhan Gencebay tarzindaki besteler ile psychedelic rock'in ne kadar uyumlu oldugunun en güzel örneklerinden birisidir. Bu parça listelerde büyük basari kazanir. Fakat bu grupta uzun sürmez. Erkin Koray Supergroup 1972 yazina kadar çalismalarini devam ettirdikten sonra maddi sikintilardan dolayi Yeralti Dörtlüsü macerasini 1971'e kadar sürdüren Koray, 1971'de grubu dagitip John Lennon'la olan efsanevi görüsmesini gerçeklestirmek ve orada bir süre macera yasamak amaciyla Fransa'ya gitti. Fransa dönüsünde yeni bir grup arayisina giren Koray, 70'lerdeki ikinci grubu 'Erkin Koray Supergroup'u kurdu. Bu grupla rock müzik piyasasina iki adet çok saglam 45'lik kazandirdi.

Grubun dagilmasindan çok kisa bir süre sonra Koray, 'TER' adli yeni bir grup kurdu. Erkin Koray bu grupla daha önce yapmadigi kadar underground çalismalara yönelmek istiyordu. Bunu da bu grupla çikarttigi 'Hor Görme Garibi' isimli 45'lik gayet iyi gösteriyordu. Bu plagin A yüzünde Erkin Koray, Orhan Gencebay'in parçasini Heavy Metal'e yakin bir sertlikte yorumlamisti. Fakat ne yazik ki yasadigi ülkenin plak yapimcilarinin underground müzik anlayisina pek de sicak bakmamalari nedeniyle bu grupla baska plak yapamadi. TER grubu da dagildiktan sonra 45'lik çikarmadigi 'STOP!' isimli bir grup kuran Erkin Koray, daha sonra tamamen kendi adina çalismalara giristi. Bunlardan ilki, enfes bir psychedelic rock saheseri olan 'Mesafeler' isimli parçadir.

Avrupa'da Alice Cooper ve David Bowie renkli yüz makyajlariyla sahneye çikmaya baslamistir. Erkin de uygular bu modayi ve büyük ilgi görür. Bu çalismadan sonra Erkin Koray uzun süreligine yurtdisina gider. Erkin'nin müzigi artik yeni bir boyut almaya baslamistir. Orhan Gencebay'la olan beraberlik ve yillardir ilgisini çeken Dogu mistizmi meyvesini vermeye baslamistir. Ve Erkin Koray'in icat ettigi 'Elektro baglama' nin nagmeleri sarar ortaligi. Arabesk Erkin Koray'in müziginde yerini almaya baslamistir. Bu sirada da felsefe gezilerine ara vermez. Yolculuk bu sefer Dogu mistizminin ve hippy felsefesinin kaynaginadir. Hindistan , Nepal , Iran , Kuzey Afrika ugradigi yerlerdir.

Yurtdisindan döndükten sonra dogu etkilenimli çalismalarina yer vermeye baslar. Bunlardan en önemlileri, hemen hemen bütün Türkiye'nin çok iyi bildigi 'Saskin', 'Arap Saçi', 'Fesuphanallah' gibi çalismalardir. Bu dönemde bu tarz çalismalara agirlik vermesinin yaninda 'Krallar', 'Hadi Hadi Oradan' gibi rock çalismalari, hatta basli basina rock parçalarindan olusan 'Elektronik Türküler' adinda bir tane de LP yapan Koray, 1974-1977 yillari arasini böyle geçirdi. 1977 yilinda,70'lerde Türkiye'de kurdugu son rock grubu olan 'Erkin Koray Tutkusu' isimli grubunu kurup, bu grupla ayni adi tasiyan bir rock LP'si çikarttiktan sonra uzun süreler ortadan kayboldu Erkin Koray. Uzun bir süre yurtdisinda yasamak üzere Koray'in Türkiye'yi terk etmesinin birçok nedeni vardi. Bunun en önemli nedeni, 70'lerin ikinci yarisinda Türkiye'de cereyan etmis politik gerginlikler ve bu gerginliklerin ülkeyi müzik yapilamayacak hale getirmesiydi.

12 Eylül Darbesinin haberini yurdisindayken alir. 1981 sonlarinda yurda dönmeye karar verir. Bu dönemdeki Orhan Gencebay - Erkin Koray arabesk-pop çalismalari Türkiye gerçegini vurgular. Bu çalkantili dönemde politikaya soyunmaya karar verir. Ama kiyisindan döner. Yurtdisindan döndükten sonra uzun bir süre tamamen solo çalismalar yapan Erkin Koray'in bu dönemdeki en ünlü çalismasi süphesiz 'Çöpçüler'dir.

90'larda zaman zaman çalisir, ama daha çok kiziyla ilgilenir. Israrla okula yollamaz. Sisteme tavrini birkezde burda koyar. Uzun süre Istanbul'a ugramayan Erkin Bodrum'da Estarabim adli bir bar açar. Hem isletir, hemde sarki söyler. Bu dönemde yayin hayatina baslayan binlerce özel radyo'da 'erkin koray klasikleri yayinlanmaktadir.

Yeni nesil yeni seçim' dönemidir. Pop müziginde patlamalar yasanmaktadir. Bu dönemde piyasada o kadar çok pop müzigi albümü ve sanatçisi vardir ki sanirsiniz pop sanatçisi üretim çiftlikleri kurulmus da adlarini bile bugün animsiyamadigimiz bu kisiler buralarda üretilip yeni seçimlerde bulunacak olan yeni nesil'in kullanimina sunuluyor. Bu patlamalar daha sonraki yillarda 'Halk Müzigi' Rock ve Nostalji olarak devam etmistir. 1996 yilinda tüm bu patlamalarin ortasinda uzun bir suskunluk dönemi sonrasi 'Gün Ola Harman Ola' albümüyle Erkin Koray yeni sarkilarini yeni nesil için söyler. 59 sene kolay geçmemistir Erkin Baba için. Sokak kavgalari, konserler, turneler, seyehatler, hastaliklar...Fakat bu güne kadar ilk günkü çizgisini sürdürmüstür. Erkin koray için ' Rock bir müzik türü degil, bir hayat tarzidir.' Devlerin Nefesi isimli son albümünü Haziran 1999'da çikaran Erkin Koray, Izmir'de yasadiktan sonra Istanbul'a yerlesmistir.

kaynak: http://www.anatolianrock.com/Erkin_Koray/
Anatolianrock.com Ekibinin izni ile kullanilmistir. Tesekkürler.